Meraba arkadaşlar, 10 günlük bi aradan sonra tekrar yayındayım =)
Bu hafta 10 gün olması sebebiyle dolu dolu ve bi o kadar da güzel geçti..
Strategic Management dersi başladı, mevcut derslerimde de sunumlarımı yaptım.
Leadership dersi için hazırladığımız kitabı sunduk, Project Management dersinde
grup olarak case yaptık, Multichannel dersinde de sözüm ona kurduğumuz marketin
alış satışlarıyla ilgili forecast'ler yaptık. Derslerden bu kadar ayrıntılı
bahsediyorum çünkü öğrendiğime göre Erasmus sonuçları açıklanmış, umarım
hepinize güzel yerler ve şanslar gelmiştir. Rouen'i kazanan arkadaşlara
öncelikle blog'u okumalarını, sonra da kafalarında takılan yerleri bana
sormalarını önerebilirim. Başka yerleri kazanan arkadaşlar da orada okuyan
mevcut Erasmus öğrencileriyle ve eski Erasmuslar'la görüşebilirler. Derslerle
ilgili olarak da okulla yada orda okuyan öğrencilerle bağlantıya geçebilirler.
Boşta kalanlar da umutlarını kaybetmesinler çünkü Erasmus süreci inanılmaz uzun
ve işkenceli bi dönem, eminim her sene olduğu gibi bu sene de bi sürü
vazgeçicektir.
Geçtiğimiz çarşamba günü canım annemin doğum günüydü, o günün yüz-ü suyu
hürmetine bütün ailemi eşi dostu akrabayı bir arada gördüm. Bi kere daha
söylemekte fayda var ki, geride bıraktıklarınızla bağınız sizi Erasmus
sürecinde hayatta tutar. Hemen arkasından da perşembe günü sevgilim Fransa'ya
geldi, bi hafta boyunca hem hasret giderdik hem de Rouen ve Paris'i gezdik.
Hemen burdan gezilicek kısımlara bağlıyorum.
Rouen, benim sandığım kadar sıkıcı biyer değilmiş mesela, ve benim bunu anlamam
2 ay almış.. Benim balık Pazarı dediğim yerden başlayan, Katedral'e kadar
uzanan bi yol var mesela ,ortasında o fotoğrafını çektiğim süslü kapıdan
geçtiğimiz, orası bildiğin Rouen'in İstiklal Caddesiymiş. Orda alışveriş yapmak
için güzel mağazalar var, yemek yemek için yine güzel yerler var, kozmetik,
macaron ... Hepsi ordaymış meğer.. Katedral'in de içine girilebiliyomuş
öğrendiğimize göre, gezmekte fayda var.
Paris'ten de bahsediyim hemen ardından: Paris'te nereleri gezdik?
Öncelikle Paris'te gezicekseniz günlük metro bileti kesinlikle alın, heryeri
rahat rahat gezersiniz. Biz sırayla Opera Binasını, Arc De Triomphe'yi, Tour
Eiffel'i gezdik, ordan Musee d'Orsay'a gittik ama pazartesi günleri kapalıymış,
ordan Notre-Dame'a, ordan da Louvre Müzesi'ne gittik, ve en son
Champ-Elysees'de 2 tur attık. Bu saydığım yerlerin hepsi de gayet güzel mutlaka
gidin diyebiliceğim yerler. Ama bana kalırsa bu sene 850. senesini kutlayan Notre-Dame
Kilisesi, Rouen Katedrali'nin eline su dökemez. Avrupa'da gidip göreceğiniz
kiliselerin, katedrallerin, şapellerin geneli aynı tarzda yapılar ama bana göre
sıralama, St. Vitus Katedrali (Prag) - Asamkirche (Münih) - Rouen Katedrali - Notre-Dame..
Ve bu güzel haftayı bugün Real Madrid - Galatasaray maçıyla taçlandırmak
istemiştik ama 3-0 gibi kötü bi skorla boynumuz bükük bitirdik, ama
Galatasaray'ın canı sağolsun, napalım..
Önümüzdeki hafta buluşmak üzere hepinize saygılar sevgililer..
Dipnot; bu arada şunu da söyliyim, Fransa'nın şarapları ve peynirleri meşhur
derler hep ama şarapları da peynirleri de damak tadına bağlı olarak değişiyo ki
bana sorarsanız peynirlerden bazıları, şaraplardan da en ucuzları güzel,
gerisini boşverin, paranızla rezil olmanın bi anlamı yok..
merhaba, ben bu okulu tercih ettim önümüzdeki tam yıl için geleceğim . çok güzel açıklamışsın her şeyi ağzına sağlık. benim sana facebook aracılığıyla ya da mail aracılığıyla ulaşma şansım var mı kafama takılan soruları sormak için? böyle fırsat olursa çok sevinirim . sevgilerle esra imamoğlu
YanıtlaSilhknhkrk@gmail.com
YanıtlaSilfacebook.com/hknhkrk
buralardan bana ulaşıp kafana takılan şeyleri sorabilirsin tabi ki =)